SeyahaTravel

Mostar, Sarajevo, Bosnian, Bosna, Dubrovnik, Hırvatistan, Croatia

Buraya ikinci gelişim ve en güzeli bu ikincisi yorucu mu evet ama tüm yorgunluğu keyifli hale getiren her seyahatte olduğu gibi yanınızdaki kişi:) Ama şunu söylemeliyim ki her gelişimde içimde bir burukluk ve hüzün hissediyorum bu güzel ülkede…Gözleriniz buğulanıyor biraz yaşadığı acıları belki yansıtıyor duvaları diyelim boynu bükük duran çiçekleri sizi duygulandırıyor. Bu seyahatinize başlamadan yada seyahatiniz sırasında almanızı önereceğim bir kitap var. “Saraybosna’nın Çellisti Steven Galloway ‘ın ” Havan topları düşerken ve keskin nişancılar ölümcül işlerini sürdürürken, bir çellist penceresinin önünde oturup Albioni’nin Adagio’sunu çalmaktadır.”Saraybosna’nın Çellisti”, yıkılmış bir kentin cesaretini yeniden canlandırıyor. Hayatta kalmaya, nefret etme eğilimi taşımaya ve nefret etmeyi reddetmeye, korku ve acıların üst noktalarda yaşandığı bir zamanda insan ruhunun sebatına dair bir hikâye. Saraybosna-Hırvatistan arasını nasıl geçelim napalım sorusu? Otobüs mü…tren mi?Sonunda araba kiralamaya karar veriyoruz. İki gün için rakamlar havada uçuşuyor ekonomik bir araç sigorta hariç 190 $ ‘ı sonra görünce, Cheapticket’dan satın almaya karar veriyoruz sigorta hariç 65$ , sigorta içinde 36$ veriyoruz ve işlem tamamlanıyor. Sabah uçağımız indiğinde Butmir İnternational Havalimanı’na hava biraz kapalı sıcaklık bahar için ideal 20 derece . Saraybosna, Dinar Alpleri’yle çevrili bir vadide kurulmuş ve içerisinde Miljacka Nehri şehri ve dinleri ikiye bölüyor maalesef. Bosna Hersek para birimi KM (Convertibl Mark)’dir. Mart 2014 itibariyle yaklaşık olarak 1 KM=1,95 € = 1,5 TL.  Aracımızı nihayet alabildik.Telefonumuza navigasyonumuzu yüklemiştik, hedef Başçarşı. Havalimanı Başçarşı arası 15 km park yeri için gösterilen yerlerden birine yanaşıyoruz.

Baş Çarşı-SarayBosna

Safranbolu Aras’ta Çarşısındamıyım acaba diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Zemin, eski rum evi avlularındaki gibi yuvarlak deniz kenarı taşlarından. Heryer yerel terimle, bürek (Boşnak börekleri) heryer cevabicici (İnegöl köftesi benzeri lezzet cümbüşü) Aç olmadığımız için önce dayanamayıp güzel böreklere peynirli ve ıspanaklı girişiyoruz.

Bosna Börek-Baş Çarşı

Vitrinde dairesel kapaklı üzeri kömür közlerinin bulunduğu yukarıdan zincirle asılmış düzeneği anlayamamıştık. Sonra dükkan sahibi bayan zinciri çektiğinde içinde köz ateşte pişen güzel börekleri gördük. Nefisssssss. Maalesef birçok kişi Türk Çayı demleme çay bilmiyor. Kıvamlı farklı bir Bosna Ayranı.

Bosna Kahvesi

Birde Bosna kahvesi diye kahve geliyor ama şekerli yapmıyorlar maalesef. Sunum genelde nefis küçük cezve ve lokumla. Ama şekerli içiyorsanız yanında kesme şeker geliyor. Her zaman söylüyorum. Ecdatlarımız gelmiş buralarda uzun yıllar yaşamış valilik atamış. Maalesef sömürgeci bir yaşam stili seçmediği için, Türkçe konuşan yok. Konuşulan kelime sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Evet heryerde Ziraat Bankası ve bizden izler. Savaşın yüzünü binalarda görebiliyorsunuz. Hüzünlü bir ülke Bosna sizi kalbinizden vuruyor. Sanayi olmadığı için geçim zor. Gerçekten şimdi dikkat ediyorum duvarlar size herşeyi anlatıyor delik deşik top ve mermi izleri. Burada Bosnalı Sırpların yaptığı katliamı unutmak mümkün değil. Batıya bu kadar yakın bu kadar onların içinde böyle bir katliama göz yumuldu maalesef . Ve 312 bin kişi katledildi. Snipperlar ile avlandılar tecavüzler oldu bu ülkede, 1991-1995 yılları arasında Bosna ve Hırvatistan arasında başlayan bu iç savaş özellikle 11 Temmuz 1995 tarihinde bir katliama dönüştü. Srebrenica’da bir haftada 8372 çoçuk, kadın katledildi. Birleşmiş Milletlere Bağlı 400 kişilik Hollanda Birliği Hollanda birliklerinin komutanı Thom Karremans, 25 bin mülteciyi ve şehri Sırp Komutan (kasap) Ratko Mladic’e bıraktı. O da katliamı göz göre göre gerçekleştirdi. Bosna Sırp Devleti ve Sırp Demokrat Partisi (SDS) Başkanı olan eski bir psikiyatri doktoru Radovan Karadziç ve Ratko Mladic  bu katliamın baş aktörleri oldular. Ülke genelinde gerçekleştirilen bu katlima tüm Avrupa maalesef seyirci kalmış ve 312 bin Bosnalı Müslüman hayatını feci şekilde yitirmiştir. İşte bu izleri duvarlar ve şehir buğulu izlerle size aktarıyor maalesef.

14 Aralık 1995 te USA Ohio Eyaletinde Dayton Kasabası’nda bir anlaşma yapılmıştır. Dayton anlaşmasıyla savaş sonuçlandırılmıştır. Gerçekten yazarken bile üzülüyor insan. Yugoslayva’nın parçalanmasından sonra,

  • Slovenya: 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.
  • Hırvatistan: 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.
  • Makedonya: 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.
  • Bosna-hersek: 1992 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.
  • Sırbistan-Karadağ: 1993 yılında bağımsızlığını  Sırbistan-Karadağ federasyonu olarak bağımsızlığını ilan etmiştir.
  • Karadağ: 2006 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.
  • Kosova: 2008 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.

Şimdi biz tekrar çarşımıza dönelim ve bu kısa hüzünlü bilgilerden sonra sizi tekrar tatile havasına döndürelim. Böreğimizi güzelce midemizi indirmiştik. Şimdi sırada kahvede güzelce kahvemizi ve  gül lokumu ve ardıç ağacı suyu ( denemenizi öneririm ) midemize indirdik. Sonra biraz etrafı dolaşıp, Türk Çayı bulduk sonunda. Demlenmiş bir çay ve sonrası yola koyuluyoruz. Bayağı yoğun sıkıştırılmış 2 günlük programımız var. Hedef Mostar üzerinden akşam Dubrovnik. Evet yağmur çiselemeye başladı bile. Dinar Alpleri’nin arasından süzülerek Başçarşı’dan 125 km sonra Mostar’ı hedefliyoruz. Saraybosna’dan Hırvatistan sınırına kadar tek şeritli yol. Size dağlar ve Miljaka Nehri eşlik ediyor. Kesik kesik çizgiden şeriti düzeltmeye kalmıyor. Yakalanıyoruz polise. Ehliyet tuhsat derken 40 KM istiyor. Ödemeyi yapıp tekrar geri dönecekmişiz(25 kilometre gidiş ve dönüş 25 kilometre toplam 50 kilometre). 10 KM ile giriş yapıyoruz polise ama zor sonunda uğraşmayalım 20 KM veriyoruz biraz Arda TURAN muhabbeti soyadımın tutmasından. Kurtulup yola devam ediyoruz.

MOSTAR

Sonra saat 14 gibi Mostar’dayız. Otopark çoğu yerde var.  2 saate genelde 5 KM veriyorsunuz. Park işlemini hallettik. Mostar büyüleyici manzarasıyla sizi karşılıyor. Nasıl bir huzur nasıl bir güzelşehir burası. Köprü üzerinden geçiyoruz. Acıkmışız doğru Şadırvan diyeceğimiz SADRVN a gidiyoruz.

Mostar

Mostar

Burada Sarajevski biralarımız yanında cevabicici köftemizi söylüyoruz. Menü bayağı doyurucu yanında birde kajmak söylüyoruz. Bizim süzme yoğurt, kaymak karışımı denemelisiniz. Burada lokal tatların olduğu tabak da var. Sonrasında bir kahve ve tatlı ile iki kişilik menü hesap 38 KM yani 57 TL gayet uygun. Sonra aşağı yürüyoruz burada gerçekten mistik bir hava var. İnsana huzur veriyor ve dinleniyorsunuz.

Pocitelj

Pocitelj

Saat 16 yavaş yavaş yola koyuluyoruz. 140 km var Dubrovnik’e. 15 km sonra Pocitelj diye 1713 ile 1835 yılları sırasında Osmanlı askeri ilçe merkezi olmuş yerleşim alanına geliyoruz. Film platosu şeklindeki Pocitelj, içecek molası vereceğiniz keyifli bir yer.

Mostar

Şimdi Metkoviç sınır kapısına geliyoruz. Artık AB üyesi olan Hırvatistan için, schengen vizesi gerekiyor. Sınırdan geçiyoruz. Hırvatistan’dayız.

DUBROVNIK

Ne yalan söyliyeyim deniz Adriyatik Kıyıları –Dalmaçya Sahilleri sizi büyülüyor. Her yer yemyeşil denizde turkuazın tonları. Hedef Dubrovnik ve Lapad. Derken bir kez daha Hırvatistan sınırından çıkıp, Bosna topraklarına giriyoruz. Biraz ilerledikten sonra tekrar Hırvatistan’dayız. Şaka gibi. Evet şimdi 17 km kaldı uzaktan Dubrovnik göründü hava hala aydınlık saat 18 doğru otelimize yönleniyoruz. Lapad bölgesi otelde 15 dakika elimizi yüzümüzü yıkıyoruz. Kartal yuvası gibi büyüleyici yer Dubrovnik ve şehir merkezinde park yeri büyük problem o yüzden park yerlerine iyi ödemeler yapıyorsunuz.

Dubrovnik

Dubrovnik

Doğruca şehir merkezine yöneliyoruz. 1 €= 7 Kona yada 1 Kona=0,5 TL ortalama. Şehir biblo gibi heryer yemyeşil taş binalar  ve doku insanı rahatlatıyor. Portakal çiçekleri ve sümbüller şehre doğal parfüm havası katmış. Kaleiçinde çok keyifli yemek yiyeceğiniz yerler var. Bizim tercihimiz deniz mahsullü rizotto ve midye koca kase yanında Cabarnet bölge şarabı. Hesaplar bu menü için ortalama 186 kona yani 100 TL ortalama bu menüde 2 kadeh şarap vardı. Şişe açarsanız şişeye ortalama 75 TL ödüyorsunuz gayet mantıklı. Yol yorgunluğu ve otele zor atıyoruz kendimizi. Sabah nefis bir kahvaltı ve kuş cıvıltılarıyla sahile yürüyoruz. Portakal ağaçları ile palmiyeler arasında çamlarda güzel bir görüntü veriyor. Sonra gündüz gözüyle tekrar kale ve son alışveriş işleminden sonra Aqua lokal markası Hırvatistan’ın yöresel anahtarlık, espadril, plaj malzemelerini burdan alabilirsiniz. Sonra tekrar yola koyuluyoruz. Hava güneşli ve 22 derece ideal. Yavaşça süzülerek tırmanıyoruz yola. Kuşbakışı birkaç resim ve tekrar yollardayız. Akşam 20.35 Saray Bosna Butmir İnernational Havalimanı dönüşümüz var. Sınır kapılarından sonra saat 15 de Mostardayız:) SADRVN dayız ikinci kez. Bu sefer sadece Cevabicici söyledik Sarayevski biralarımız ve kahvemizin ardından nehir kenarında biraz güneşlendik. Nefis oldu sonra yola koyulduk saat 16 yol kenarında biraz mandalina aldık. Atıştırarak giderken Saraybosna’ya 58 km varken Konjic dikkatimi çekiyor ve sağ sinyalimi verdim. 1,5 km sonra nefis bir görüntü. Mutlaka uğrayın.Yine nefis bizden görüntüler:) kahve yada güzel bir menü Konak’ta sizi bekliyor.

Dubrovnik

Dubrovnik

Konjic -Mostar ile Saraybosna Arası

Neretva Nehri şehrin ortasından geçer ve rafting yapılabiliyor. Bu şirin yerde.

Sultan IV. Mehmet’in saltanatı sırasında 1682 yılında inşa edilen Konjic Köprüsü yüzyıllarca hizmet verdikten sonra II. Dünya Savaşı’nda büyük hasar görmüş, sonraki yıllarda yapılan ilavelerle orijinalitesini kaybetmişti. Yakın zamanda ülkemizin katkılarıyla çevre düzenlemeleri ve köprü restore edilmiştir. Mutlaka gidiş veya dönüşte kahve molası için içeri girin nehir kenarı veya Konak Hotel Cafe sini tavsiye ederim. Kahvelerle bir dilim baklava nefis. Böreklere yer kalmıyor. Birde yolda atıştırdığımız Dubrovnik’den aldığımız kurutulmuş şekerli portakal kabukları nefissss. Tam saat 19 gibi havalimanına ulaşıyoruz ve aracı teslim edip içeri giriyoruz. Biraz alış verişden sonra uçakta yerimizdeyiz. Dolu dolu nefis bir iki gün , sanki bir haftadır burdayız. Tatlı bir yorgunluk ve başka program hayalleri…

Baş Çarşı-Bascarsija

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir