SeyahaTravel

Portugal, Portekiz, Lisbon, Lizbon, Porto

Lizbon’da AŞK…

20160824_114141

Rossio Meydanı-Cafe Brasil-Belem Marco Polo Anıtı-Rossio Meydanı

Avrupa’da 7 tepe üzerine kurulu üç şehir var. İstanbul, Roma ve Lizbon. Her biri insanda derin izler bırakacak kadar güzel şehirler… En sıradan şeyler bile doğru kişiyle yapıldığı zaman olağanüstü bir hal alır. Böyle bir söz var. İşte bu yedi tepeli şehirlerde yanınızda doğru kişi de varsa diyelim. Yada doğru kişiyi bulmanız yeni bir başlangıç yapmanız dileğiyle, kaldığımız yerden devam edelim.

Lizbon ise, 5 saat uçak ile gidilen ve Avrupa’nın en batısında olan bir şehir. Bu kadar bilinmeyen ama bir o kadar da güzel bir şehir. AŞK kelimesi, gerçekten bu şehre yakışıyor. Yalnızda, sevgilinizle, arkadaşınızla yada eşinizle de gitseniz, hiç fark etmez. Gönlünüz, aklınız burada kalacak ve benim yaptığım gibi belkide defalarca gidip, bu ülkeyi-şehri arka mahalleniz olarak göreceksiniz.

Commercio Meydanı

20160824_113921

Alfama dan Lizbon- Rua Agusto Caddesi ve Asansör

Bize o kadar çok benziyorlar ki. Bizim büyük şehirlerde kaybettiğimiz mahalle kültürü, komşuluk gibi duyguları bu şehirde yaşayabilirsiniz. Özlediğiniz çocukluk günlerinize dönebilirsiniz. Mahalle aralarında bakkallardaki, kahvelerdeki veya restoranlardaki sıcak ve koyu sohbetler:) Ekonomi çok parlak olmasa da insanlar mahalle arasındaki lokantalar, pastane-cafe tarzındaki yerlere gidiyorlar. Bizim mahalleden Mehmet Amca yada Rukiye Teyze’ ye adres soruyorsunuz, yada kızları Leyla’ya. Size adres tarif ediyorlar. Hatta bazen gideceğiniz yere kadar eşlik ediyorlar, bu kadar samimi bir ortam var. Bu samimiyeti onların gözlerinde yüreklerinde göreceksiniz. Belkide bu yüzden yaşlısı genci konuştuğunuz dili bilmesede size el kol hareketleriyle bu samimiyeti yansıtıp sizi yüreğinizden yakalayacak kimbilir.

Lizbon Havalimanı’ndan şehre ineceğiz. Şehre inmek için eskiden sadece iki alternatif vardı. Aeorobus1 (3,5 € tek yön) yada 744-745 no.lı otobüsler. Günlük biletler metro otobüslerde geçerli 6,5 € ile 24 saat  seyahat edebilirsiniz. Günlük kartı atmazsanız bunu makinelerde tekrar günlük 6 € doldurabilirsiniz. Bu biletleri araç içinden alamazsınız. Ya metro istasyonları yada Rossio gibi yerlerde şans oyunları satan büyük noktalarda alabilirsiniz. Havalimanı içinde ise metroya inip oradaki makinelerden yada gişeden temin edebilirsiniz. Aklınıza bir şey takılırsa info bölümüne sorabilirsiniz. Üçüncü çözüm yeni açılan mor renkli metro hattı.

Lisbon Metro

Buradan da Alameda’dan hat değiştirip, yeşil hat ile Rossio yada Baixa-Chiado’ya ulaşabilirsiniz. Yada S.Sebastiao dan mavi hat ile Avenida inerek Liberdade Avenue, Rossie yada Baixa-Chiado’ya rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Yada birçok rent a car  firmasından araç kiralayabilirsiniz. Sadece Lizbon düşünüyorsanız araç kiralamayı unutun. Ama  motosiklet için, aynı şeyi söyleyemem:) Porto ve FatimaYa gideriz planınız varsa araba mutlaka kiralayın. Mümkünse küçük araçları. Aracınızda mutlaka gps yada akıllı telefonlarınızda Portekizi yükleyin.Evet Lizbon’da tabiki Rossio olan aşağıdaki meydana geleceksiniz.

Rossio11Buradan yürüme mesafesindeki Rua Agusto dan yürüyerek sahile inebilirsiniz. Yine buradan Atlantik Okyanusu’na yönelirken bu caddeki Casa Bresleria

20160824_113954

Rua Agusto üzerindeki pastaneler ve ünlü Nata lar…Galao(cafe latte)

ve iki paralel sağında bulunan Rua Auera üzerinde Casa Chineza da nefis Nata ları latte ile (yani yerel isim Galao ile) denemelisiniz. Nataların üzerine tarçın (canela) mutlaka dökün. Kaç tane yersiniz yada diğer tatlıları test etmeden durabilirmisiniz, çok zor gibi:) Aman Allahım bu lezzetler, yazarken bile yutkunmamak elde değil. Gitmeden önce mutlaka rejim yapın.

Lizbon’da çıkmaz sokaklı dik yokuşları kolayca aşacağınız tramvayların yanısıra bir başka ilginç taşıt ise Gustave Eiffel’in arkadaşı Raul Mesnier du Ponsard tarafından inşa edilen 1902’de hizmete girmiş ve kaidesiyle birlikte 45 m olan Santa Justa Asansörü. Buradan enfes manzaralar yakalayabilirsiniz.

20160824_113535

Ünlü 28 No.lı tramvay ve Lizbon

Sonra zemine basmaya kıyamayacağınız parlak küçük mozik taşlar ve duvarlarda gözlerinizi alamayacağınız muhteşem sanat eseri seramikler (Azulejolar). Salı ve c.tesi günleri Alfama’da kurulan bit pazarını kaçırmamanızı öneririm. Burada nefis 4 lü azulejo seramiklerden yada el işi eski güzel kadehleri çok uygun fiyatlarla bulabilirsiniz. Tabi ulaşım bu güzel sarı renkli 28 no.lı tramvaylarla…fotoğraf makineleriniz hazır olsun. Hatta akıllı telefonlarınızda panaromik çekim modu varsa, daha iyi olur.

20160824_113622

Lizbon Klasiği Kum Midyeleri-Ahtapot ve Nefis Şarapları

Tam bu duraktan bir durak sonra Graça durağında inerseniz yada bit pazarından yukarı yürürseniz güzel bir restauranta ulaşacaksınız Churrasco Da Graça, Alfama 28 no.lı tramvaydan Graça durağında inerseniz arkanızdaki üç dükkandan biri. Benim favori yerim. Ama her yer ayrı güzel ve keyiflidir. Burada 0,35 Lt beyaz şarap, resimdeki tam ahtapot ızgara ve yanında midye cinsi deniz kabukluları, bir dilim steak ve tabi bir sütlaç toplam 30 € hesap.

Bunun gibi kendi keşiflerinizi yapabilirsiniz. Merkezde biraz daha lux restaurantlarda hesaplar biraz daha fazla olabilir.

Konaklama konusunda Rossio, Rua Agusto yada Aveniue Libardade üzerindeki herhangi otel veya apartman dairesini kiralayabilirsiniz. Ben şehrin içinde olayım derseniz. Rua Garett 108 no.daki Hotel Borges’i tavsiye ederim. Oda kahvaltı oda fiyatı ortalama 85€ civarındadır. Borges’in hemen yanında Cafe Brasilesia var. Tam yanında ünlü Portekizli yazar Fernando Pessoa’nın heykeli ile resim çektirebilir ve birlikte fotoğraf çekebilirsiniz. Yada Baxio-Chiado üst çıkışı Largo Chiado dan yaparsanız buraya rahat ulaşırsınız. Portekiz’de kahveler muhteşem, işin sırrı eski sömürgelerinin Brezilya olması tabi. Bu noktada bir dinlenme molası vermek ve müzik eşliğinde nata ve kahvelerinizi yudumlayabilirsiniz. Hatta yanında vişne likörü Ginjinha’yı ağızdan–mideye yavaş bir yolculuk yaptırın, hafif olduğuna kanmayın, ağzınıza gelen vişneyi çiğnediğinizde ayaklarınız hafifçe yerden kesilecektir. Yeri gelmişken belirteyim. Mutlaka Ginjnhia alın. Birçok marka olmasına rağmen en meşhur ve kalitelisini ucuza alın. 1 Lt 10€, 0,7 Lt 7,5 € adres Rossio Metro istasyonundan deniz aksi istikamette yani National Theatre D.Marina istikametine doğru yürüdüğünüzde, hemen sağda Sao Domingos Klisesi’ne varmadan kemerli küçük oda A Ginjinha Registada dükkanını göreceksiniz.

A Ginjinha

Onun dışında şaraplar konusunda biraz bilgi vermek isterim. Porto’da dünyanın en güzel ama tatlı şarapları üretilir. Alkol oranı genellikle % 20 olan şaraplardır.1 kadeh aldığınızda, normal şaraplara göre 2 kadeh içmiş sayılırsınız. Az tatlı olarak tek seçeneğiniz var. O da beyaz şaraplar ve Extra Dry yazanları tercih etmelisiniz. Tüm Porto markaları Offley, Sandeman, Tailor, Calem, Burmester, Dow’s, Croft, Graham’s, Quinta, Reccua, Royal Oproto birbirinden güzeldir. Ve hepsi tatlı şaraptır. Soda veya tonik ile içilebilen bu şarapların üzümleri özeldir. Onun dışında isim vermekte zorlanacağım. Beyaz ve kırmızı şarapları 1,5 € dan başlayan ortalama 5 -10 € arası güzel şarapları uygun fiyatlarla alabiliyorsunuz. Şarap ve güzel peynirleri herhangi bir süpermarketten alabilirsiniz. Fazla almayı düşünüyorsanız Continente seçin. Çok uygun fiyatla alacaksınız. Öncelikle giriş bölümünden bir Continente kart çıkartmanızı öneririm (sadece form dolduruyorsunuz). Şampanyalı ve keçi peynirlerini test etmenizi ve yanınızda getirmeyi unutmayın. Hatta nataları 6’lı paketlerde yanınızda getirebiliyorsunuz.

İspanya’dan Lizbon’da Atlas Okyanusu’na karışan Tajo Nehri var. Sahilden 15 No.lı tramvay ile Belem’e ulaşacaksınız. Buraya giderken çiftkatlı ve turuncu boyalı San Fransisco USA da bulunan Golden Gate Köprüsünün benzeri olan 2,5 km uzunluğundaki 25 Nisan köprüsünün uzantısından geçeceksiniz. Ayrıca sahilde pembe hat metro ile Oriente durağında ineceğiniz Vasco Da Gama AVM gitmenizi öneririm. Hem altında Continente var. Vaktiniz çok olursa mavi metro hattı Colegio Militar/Luz’da inerek Colombo AVM ye gidebilirsiniz. Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi 30 km şehir dışında Alcoholette’ ye aldırış etmeyin. Bize göre fazla büyük bir yer değil ve fiyatlarda çok uygun değil Kurtköy Viaport’a benzettim. Ama diğer yakayı birbirine bağlayan 16 km uzunluğundaki Vasco Da Gama köprüsünden geçmeyi deneyin. Bunun dışında bayanlar Av.Liberdade üzerinde çok lüks giyim mağazalarını bulacaklardır. Ayrıca merkezde Baxia- Chiado da keyifli alışveriş ve kahve molaları verebilirsiniz. Yaz aylarında yada vaktiniz müsait olursa Cascais ve Sintra programı yapmanızı öneririm. Trenle gidebilirsiniz.

Akşamları eğlenmek için, Cafe Brasil yani Baxia-Chiado metro üst çıkışı civarında olan Bairo Alto bölgesini tercih etmelisiniz. Tabi Fado müziği dinlemelisiniz. 2000 yılında 79 yılında ölen Amalia Rogrigez efsanevi fado müziği sanatçısıdır. Fado, balıkçı, kaşif ya da denizci olan sevgililerini, eşlerini denize uğurlayan ve onların geri dönmesini umutla bekleyen 19. yy Portekiz kadınlarının artık beklenen yakınlarının geri gelmemesi üzerine denize karşı yaktıkları ağıtlardan türemiştir. Bu nedenle Fado, derin acıların, hüzünlerin, özlemin, nostaljinin, mutluluğun ve aşkın ifade edildiği bir müzik türüdür. Şaraplarıyla ünlü Portekiz, dünya mantar üretiminin % 80 nini gerçekleştirdiğinden. Şarap mantarından yapılan çanta, şapka…vs göreceksiniz. Belem tarafına gittiğinizde bütün kaşiflerin olduğu 1960 yılında yapılan 52 metre yüksekliğindeki anıt size çok şey anlatır.

Pasteis Belem
1837 yılında kurulmuş bir pastane haftasonu Portekizlilerin akınına uğruyor Belem . Vasco da Gama anıtı ve Belem kuleside burada sahil tarafında görülebilir. Terreiro dan 714 numaralı otobüs ve 15 E numaralı tramway gidiyor 15-20 dakika sürüyor.

Pasteis Belem-Natalar

Bugün dünya genelinde 200 milyon kişi Portekizce konuşuyorsa ve en çok konuşulan dil sıralamasında 6. da yer almasının sebebi bu kaşifler ve en önemlisi Vasco De Gama’ dır. Portekiz’liler 1415’te 200 adet dünyaca ünlü ‘Karavela’ gemileriyle okyanusa açılarak ünlü kaşif Vasco de Gama önderliğinde Ümit Burnu’nu dolaşmış 1498’de Hindistan’a ulaşmış ve XV. Yüzyıl boyunca Brezilya (1500), Çin (1517), Japonya (1542) yı keşifleri ve sömürgecilik döneminin başlamasıyla özellikle XVII. Yüzyılda Brezilya’dan gelen altınlarla en parlak devirlerini yaşamışlardır.

Belem-Vasco Da Gama ve Kaşifler Znıtı

Her yerde özellikle hediyelik eşya satan mağazalarda hepsi irili ufaklı “ horoz” şeklinde masa örtüsü, magnet, açacak, göreceksiniz. Barcelos Kasabası’nda meydana gelen bir mucizevi öykü horoz’u bu ülkenin milli sembolü haline getirmiş. Yakışıklı bir genç Barcelos Kasabası’nda bir handa geceler. Hanın sahibinin kızı bu gence görür görmez aşık olur ancak genç onunla hiç ilgilenmez. Buna fena halde içerleyen kız gizlice değerli takılarını gencin heybesine koyar ve ‘çaldı’ diye ihbar eder. Genci zindana atarlar fakat durmaksızın “Ben suçsuzum, bir şey yapmadım!” der. Sonunda tam cezası infaz edilecekken gencin yakarmalarına dayanamayıp o esnada kızarmış bir horozu yemekte olan yargıcın huzuruna getirirler. Genç yine “ben suçsuzum bir şey yapmadım!” der ve horoz birden canlanıp ötmeye başlar. Bunun üzerine yargıç derhal genci serbest bıraktırır. Horoz aynı zamanda hristiyan inancına göre Hz.İsa gibi uyandırıcı bir görev yaptığı için de çok seviliyor Portekiz’de…

28 No.lı Tramvay ve Alfama

Tabiki içinizi yakan o müzik dilini anlamsanızda sizi derinlerde yakalayacak Fado…Bir ağıt aslında biliyorsunuz. Açık denizlere açılıp dönmeyen ve eşlerinin arkalarından yaktığı ağıtlar Fado. Fado deyince akla Amalia Rodriguez gelir. Portekizceyi bilmesenizde müzik evrensel ve gırtlakdan okunan o ağıtlar sizi sol yanınızdan yakalıyor. Fakat Lizbonda çok güzel yemek eşliğinde bu güzel müziği ziyafet olarak yaşamalısınız işte size bunlardan sadece birkaçı ve rezervasyon yaptırmayı unutmayın Lİzbon’da olduğunuzu hissedin…Fado her gün olmuyor bilginize. Biz Marina’yı tercih ettik. Onun ellerinden nefis yemekleri yediğimizde uykulu gözlerle bir kıyafat değişikliği ile Marina’yı gördüğümüzde şaşırdık. Sevgili eşide Marina’nın solunda gitarıyla aşağıda eşlik ediyor. Sıcak bir mahalle kültürü havasında yemek ve Fado ziyafeti çektik. Sonra imzalı bir cd yi de o güzel kafamızla aldık tabi. Ve hatıralarımıza nefis bir bölüm olarak kazıdık bu güzel anı…

 

Sr.Fado De Alfama Casa De Fados- Rua Dos Remedios 176 Alfama Lisbon Tel:+351218874298

Senhor Vinho-Rua do Melo Lapa 18 Lisbon 1200-723 Tel:+351213872681

O Faia-Rua Da Barroca 54-56 Lisbon 1200-50 Tel:+351213426742

A Severa-Rua Das Gaveas 51-61Lisbon 1200-206 Tel:+351213461204

PORTO

20160824_113827

Porto ve Şarap Mahzenleri

Porto kendine has tam bir liman şehridir. 10,5 milyon nüfuslu ülkenin ikinci büyük şehridir. Lizbondan Porto araçla 300 km yaklaşık 3 saat sürüyor. Araçta bizim gibi ogs sistemi varsa en sol şeritleri V harflerini takip ederek geçiş yapıyorsunuz. Lizbon-Porto arası ortalama 20 € civarında. Araç için otoparkları kullanmanız faydalı olur.

Douro nehri üzerindeki Luis Köprüsü’nden gideceğimiz noktaya ulaşıyoruz Porto’da. Tarihi orijinal dokusunu kaybetmemiş bu şehir 1997 yılında Unesco tarafından Dünya Miras listesindeki yerini almış. Nehrin iki yakasını birleştiren diğer köprü 1886’da Gustave Eiffel tarafından yapılmış 1450 ton ağırlığındaki Maria Pia Köprüsü. Buralardan panaromik fotoğraflar çekmek keyifli olacak. Porto Avrupa 2001 Kültür Başkenti seçilmiş. Özellikle tren garındaki seramik kaplamalar enfes. Sahilde ise, renga renk evler ve güzel lokantalar balık ve şarap sizi bekliyor. Araçsız giderseniz yokuşlar biraz zorluyor. Ama bu güzel şehir, tüm yorgunluğunuzu alıyor. Nehrin hemen diğer tarafında ünlü Porto Şarap üreticileri. Her markanın ayrı satış ofisi olmasada bir çoğunu test edip mahzenleri gezebilirsiniz. Bir konuya dikkat etmelisiniz. Şaraplar tatlı ve alkol oranı % 20. Her içtiğiniz kadehi 2 ile çarpın ve dikkatli olun.

20160824_114033

Porto Tren Garı

Özellikle Majestik Cafe de nata ve kahve ziyafeti gerçekleştirmelisiniz. Burada yerel küçük bakkallardan alış veriş, günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

Adega Sao Nicolau Restaurant Bir aile işletiyor küçük bir yer
Porto limanda Routard tarafından en iyilerden seçilmiş
Ahtapotlu pilavı ve dil balığı için laf yok…özellikle içi temizlenmeden ızgarada yapılan sardalyayı mevsimine denk getirirseniz parmaklarınıza dikkat edin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir